Panik Atak

/Panik Atak
Panik Atak 2018-08-02T15:37:20+03:00

Panik Atak Tedavisi Uzmanlarımız

Prof.Dr. İlkay Kasatura
Prof.Dr. İlkay KasaturaKlinik Psikolog ve Psikoterapist
Yrd.Doç Dr. Aslı B. Taşören
Yrd.Doç Dr. Aslı B. TaşörenPsikolojik Danışman
Gizem Akçan
Gizem AkçanKlinik Psikolog
Banu Bostancı
Banu BostancıUzman Klinik Psikolog

Panik Atak Terapileri ve Uzmanlarımız ile İlgili Sorularınızı Cevaplayalım!

panik_atak

Günlük yaşamda, hepimizin endişeli, kaygılı olmakla ilgili deneyimleri vardır. Kaygının can sıkıcı olmakla kalmayıp, yapmak istediğimiz şeyleri yapmaktan alıkoyacak önemde olduğunu da biliriz.

Sürekli olarak ailemiz, sağlığımız, iş hayatımız ile ilgili endişeler, bizi gerginleştirirken, bu endişelerin panik atak halini alması da bizi dehşete düşüren anlar yaşatabilir. Her atakta baş dönmesi, kalbin hızla çarpması karşısında kalp krizi geçiriyoruz diye endişe edebiliriz, nefes alamadığımızı boğulacak gibi olduğumuzu hissedip ölebileceğimizden korkabiliriz. Bu duygu durumu bazen çok sürebilir. Kendimizi bir hastanenin aciline atabiliriz. Tetkikler yapılır. İşin psikolojik olduğu anlaşılır. Ya da daha kısa sürede, bizi korku ve endişe ile perişan ederek kaybolur. Sonradan da, bu korku veren halin, ne zaman tekrarlayacağını merak ederek, endişeli bir bekleyişe geçeriz.

Panik atak durumunda heyecanı bilinçli bir şekilde yönetmeyi öğreterek bilinçsel temellere dayanan psikoterapi uygulanır.

Bireyler heyecan ve yönelimlerinin kaynaklarına indikçe, kendilerini panik atak içine sokan, fobik veya depresif yapan duygu durumlarının bilincine vararak iyileşme içine girerler.

Panik Atak Terapileri ve Uzmanlarımız ile İlgili Sorularınızı Cevaplayalım!

Panik Atak Sık Sorulan Sorular 

Panik atak tedavisi ile ilgili biyolojik modele göre ilaç almak, beyindeki kimyasal dengesizlikleri düzeltir. Bu yüzden hekimler trankilizan ve antidepresanların kullanımını önerebilirler. Eğer siz etkileyici ve kolay çözüme ulaştıracak bir yöntem olarak kabul ediyorsanız, ilaç + psikoterapiyi düşünebilirsiniz. İlacın başlangıçta elbette çabuk rahatlık sağlayan bir etkisi olabilir. Ancak ilaç almayı reddeden birçok insan da, ilaçsız yöntemlerden yararlanmışlardır. Yapılan araştırmalara göre, psikoterapötik yöntemler uzun vadede daha işe yarıyorlar. Çünkü bireylerin sorunlarını daha başarılı bir şekilde çözmesini sağlıyorlar. 

Birey kaygılanmasına neden olan olaylara bakış açısını değiştirdiğinde, duygularının da değiştiğini görecektir. Bunu örnekleyelim: Kaygılı ve paniğe kapılmış hissettiğimiz zaman, olumsuz düşünceler birbiri arkasından aklınıza gelir ve kendinizi bir felaketin eşiğinde gibi dehşet ve korku içinde bulursunuz. Nevrotik kaygı ile, sağlıklı kaygı arasında ki fark, nevrotik kaygıda duyguların çarpıtılmış olmasıdır. İkisi de bizim düşüncelerimiz sonucu ortaya çıkar. Günlük hayatta, işini kaybetmek, mesleki rekabet gibi durumların yarattığı haller, Freud’un deyimi ile gerçek sıkıntı olarak herkesçe yaşanabilir. Buna karşılık, içe dönüklerde, objektif nedenlere dayanmayan bazı sıkıntı halleri, kişi gerekli enerji harcamalarını bir dışa dönük kadar iyi yapamadığı için daha fazla hissedilmektedir. Şöyle ki, içe dönük, sıkıntılarını dış dünyaya dönerek objektif bir şekilde ortadan kaldırmak yerine içine yönelik yolu seçmekte inhibisyon meydana gelmektedir. Böylece kanalize edilemeyen enerji, kişiyi rahatsız etmekte, çoğunlukla da semptom haline, yani, “nevrotik anxiety” haline gelmektedir.

Sağlıklı kaygıda, bireyin dış dünyadaki, objektif tehditlere karşı duyduğu endişe, önlem almasına yardımcı olur. Onu ayakta tutar. Oysa nevrotik kaygıda, panik atakta tehlike dıştaki bir uyarıcıdan değil, bireyin iç dünyasından gelen subjektif tehditlerle ilgilidir.

Bunun için psikoterapide yapılması gereken şey, bireyin kendisine kaygı duyuran ve yanlış algılamanın sonucu olarak ortaya çıkan olumsuz düşünceleri değiştirmektir. Temeldeki düşünceler değiştiğinde bunun sonucu olarak ortaya çıkan olumsuz duygularının da (kaygı, korku, panik atak) yerini olumlu duygulara bırakacaktır.

Her problemde olduğu gibi, panik atakta da tedavi ve ilerleme süresi danışanlara ve duruma göre değişiklik göstermektedir. İlk görüşmenin ardından terapistiniz sizinle süreciniz ve terapi planınız hakkında konuşacaktır.

Psikoloji biliminde biyopsikososyal yaklaşım, her problemin genetik, psikolojik ve çevresel etmenlere dayandığını savunur. Bu nedenle her rahatsızlık gibi panik atağın da genetik yatkınlıktan etkilendiği söylenebilir ancak bu durumun yaşanmasında tek etken genetik olmamaktadır. Panik atağı tetikleyen en önemli olayların başında gerçeklikten saptırılan düşünceler gelmektedir ve düşüncelerin rasyonelleştirilmesi ile hastalık önemli ölçüde tedavi edilebilmektedir.

Panik atak çarpıntı, terleme, titreme, nefes alamama hissi, göğüste ağrı veya sıkışma, bulantı, baş dönmesi, dengesizlik gibi duyumların hissedildiği, beraberinde kontrolünü kaybetme, ve ölüm korkusu ile karakterize edilen bir süreçtir.

Panik atak tedavi edilmediği noktada başlıca etkisi hayatın akışını ve kalitesini etkilemek olurken, orta ve uzun vadede diğer psikolojik ve fizyolojik rahatsızlıkların gelişmesine neden olmakta ve hatta yaşamı tehdit edebilecek boyutlara ulaşabilmektedir.

BİZE ULAŞIN




Kitap Önerisi

heyecansal_kontrol

Panik Atak ile İlgili Blog Yazılarımız

Sosyal Fobi Davranışları Nasıl Etkiler ?

Sosyal Fobi yi karakterize eden davranışlar: Diğerleriyle iletişimden rahatsızlık duymak Kendini özgüvenden yoksun hissetmek Toplumsal etkinliklere katılamamak Çekindiği ve korktuğu durumlardan kaçmak için kendi başına kalmayı seçmek Korktuğu durumlarda kalp atışının hızlanması, terlemek konuşamamak gibi [...]

By | 23 Haziran 2016|Categories: Panik Atak, Sosyal Fobi|Sosyal Fobi Davranışları Nasıl Etkiler ? için yorumlar kapalı

Stres ile Başa Çıkmayı Öğrenmek

Stres ile başa çıkmayı öğrenmek için stresin kaynağını ve özelliklerini anlamanız gerekir. Stresin Kaynağı Strese karşı tepki veriş biçimi, bireyden bireye değişir. Aynı stres ortamı içinde yaşamasına rağmen bireylerin stresten etkilen