Çocuklarda Kaygı

Çocuklarda Kaygı

Korku tepkileri çocuklarda sıklıkla görülür ve normal gelişimin bir parçasıdır. Çocukların korkularının birçoğunun üstesinden gelecekleri doğru olsa da, ‘Çocuklukta normal, büyüyünce geçer’ şeklinde bir yaklaşım, çocuğun bu korkuların neticesinde yaşadığı duygusal zorlukları ve yine bunun neticesinde gelen gelişimsel problemleri görmezden gelmeye sebep olabilir. Fiziki veya duygusal olarak Güvenliğimiz tehdit edildiği taktirde, korku yaşamamız son derece doğaldır ve tehlikeli durumlara karşı bizi tetikte tutması açısından koruyucudur. Korku, tehdit edici bir duruma yönelik savunmacı bir reaksiyonken, kaygı ise, gelecek bir olaya karşı endişe olarak tanımlanmaktadır ve uyarıcıları korkuya göre daha belirsizdir ve öngörülmesi zordur. Karanlık, yabancılar, gök gürültüsü gibi kısa süreli korkular çocuklarda doğalken, bunun yanında kaygılı çocuk ve ergenler çokça gerginlik ve kuruntu yaşarlar, sürekli rahatlatılmaya ihtiyaç duyabilirler. Endişeleri günlük işleyişlerini etkilediği için, dikkat problemleri, derslerde sorun yaşayabilirler ve bu durum sosyal ilişkilerini olumsuz yönde etkileyebilir.

Belirtildiği gibi, Kaygı bozuklukları genellikle gerçek veya algılanan bir tehdide karşı reaksiyondur ve yaşa özgü doğal korkulardan ayırt edilmelidir. Bazen ise, yetişkinlerin aksine, çocuklar korku ve kaygılarının duruma uygun olmadığını anlayamazlar. Kimi zaman çocuk bu tehdidi açıklayamaz, adlandıramaz, kaygılarını tanımlamakta ve anlamakta zorluk yaşar ve kendisin de ne sebepten dolayı kaygı duyduğunu açıklayamaz. Bu sebeple çocuklar kaygılarını baş ağrısı ve karın ağrısı gibi fiziksel şikayetler ve uyku sorunlarıyla ortaya koyabilirler.

Ne yazık ki televizyon, internet ve çeşitli medya araçları çocuklarda korku ve kaygıları tetikleyebilir. Şiddet ve terör olaylarının yanı sıra, bunlar, fakirlik, dünyada açlık problemi ve küresel ısınma gibi konular da olabilir. Çocuklar çok çeşitli konularda korku ve kaygı yaşayabilirler, hayvanlar, karanlık, doğa dışı varlıklar gibi, ergenlerde ise, başarısız olma, ebeveynlerini hayal kırıklığına uğratma, parasız kalma, mahallede şiddet olayları gibi konular da, korku ve kaygılara taban teşkil edebilir.

Ayrıca kızlarda kaygı sorunlarının daha sık olduğunu görmekteyiz. Bunun gerçek bir farktan çok, toplum içinde erkeklere yüklenen sosyal roller sebebiyle, erkeklerin kızlara göre korku ve kaygılarını ifade etmede daha çekingen olmaları olduğu düşünülmektedir.

Kaygılı çocuklar genellikle uyumlu, sessiz ve etraflarındakileri memnun etmeye istekli oldukları , okul ortamında düzen bozucu davranışlar sergilemedikleri için, birçok zaman yaşamakta oldukları sorunlar fark edilmez.

Çocuklardaki kaygı bozukluklarını teşhis edip değerlendirirken dikkat edilmesi gereken noktalar kaygı semptomlarının başlama zamanı ve ortaya çıktığı zamanlar, semptomları tetikleyen durum ve aile dinamikleri ve bunlara bağlı stres kaynakları, tıbbi, okul ve sosyal geçmiş, ailenin psikiyatrik geçmişi, çocuğun mizaç (utangaç, pasif, yüksek korku düzeyi, yeni durumlardan kaçınma) ve bağlanma gibi özel durumlarla ilgili gelişimsel geçmişidir.

Kaygı belirtileri şu şekilde olabilir:

  • Aile, arkadaşlar, okul ile ilgili süregelen endişeler
  • Ebeveynlerin güvenliği ile ilgili süregelen endişeler
  • Tekrar eden istenmeyen düşünce ve davranışlar
  • Hata yapmaktan ve utanılacak duruma düşmekten korkmak
  • Düşük kendine güven ve olumsuz benlik algısı
  • Sosyal ortamlardan kaçınma
  • Okula gitmeyi istememek
  • Ev dışında uyumakla ilgili kaygılar
  • Uykuya dalmada zorluk, korkulu rüyalar
Yazar | 2017-06-07T18:21:13+00:00 1 Haziran 2017|Aile Terapileri, Depresyon, Stres|Çocuklarda Kaygı için yorumlar kapalı

Psikolojik sorunlar

 

ancak alanında deneyimli ve uzman psikolog/psikiyatristler aracılığı ile çözülebilir!

 

Psikoloğunuzun yetkin ve yetkili olduğunu mutlaka kontrol edin!

 

Sizinle en kısa sürede 

iletişim kuracağız.

Teşekkürler!